- Katılım
- 1 yıl 1 ay 10 gün
- Mesajlar
- 5,887
- Tepkime puanı
- 2,621
- Konu Yazar
- #1
Anadolu'nun kalbinde, Niğde'nin Gümüşler Kasabası'nda kocaman bir tüf kaya var. Ama bu öyle sıradan bir kaya değil. Tam içi oyulmuş, odalarla dolu, resimlerle süslü gizli bir dünya. İşte karşınızda Gümüşler Manastırı.
Bu muhteşem yapı tam 1000 yıl önce, Bizans döneminde yapılmış. O zamanlar kasabanın adı bugünkünden biraz farklıymış: Traicas. Çevrede gümüş madenleri bulunduğu için Osmanlı zamanında 'Gümüşler' adını almış.
Bir kaya, nasıl bir manastıra dönüşür?
Gümüşler Manastırı aslında dev bir kaya bloğunun içine oyulmuş bir yer altı yerleşimi gibi. İçinde neler mi var? Kare planlı bir avlu, avluya açılan bir kilise, yerin altına inen gizli odalar, keşişlerin yaşadığı hücreler, bir şapel ve yemekhane.
Bin yıl öncesinden gelen renkler
Manastırın duvarlarında bugün hâlâ canlılığını koruyan harika freskler var. Bu resimlerde; İsa'nın yaşamından sahneler, melekler, azizler ve o dönemden günlük hayatı anlatan detaylar yer alıyor. En etkileyici tarafı ise renklerin 10. yüzyıldan beri bozulmadan kalması. Adeta zaman makinesiyle bugüne ışınlanmış gibiler.
Terk edildi, kayboldu, sonra yeniden bulundu
1924'teki nüfus mübadelesiyle bölgede yaşayanlar Yunanistan'a göç edince manastır uzun süre kullanılmadı. Tam 40 yıl boyunca kimse kapısından bile geçmedi.
Ta ki 1962'ye kadar. Manastır, İngiliz arkeolog Michael Gough tarafından yeniden keşfedildi. Ardından restore edilip koruma altına alındı ve bugün ziyaretçilerle dolup taşıyor.
Neden bu kadar önemli?
Gümüşler Manastırı, Kapadokya bölgesindeki en iyi korunmuş kaya manastırlarından biri. Bizans sanatını, tarihini ve o dönemin yaşam tarzını anlamamız için adeta açık hava laboratuvarı gibi.


